GENEL PROGRAMLAR

BAŞBAKAN YRD. SN. ALİ BABACAN EKONOMİ KULÜBÜ'NÜN MİSAFİRİ OLDU


 Ekonomi Kulübü toplantısının konuğu Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Sn. Ali BABACAN’dı.

 
Ekonomi Kulübü'nün kıymetli üyelerinin katıldığı toplantı, yemekten sonra Çankaya Müftüsü Hamdi GEVHER’in yaptığı dua ile başladı. Başkanımız Sn. Ercan POYRAZ açılış konuşmasında, Ekonomi Kulübü’nün 1. yılını tamamladığını dile getirdi. Sn. POYRAZ , bugün itibariyle Ankara’da 400’ün üzerinde üye işadamı ve 14 ilde üye ve temsilciliklerimizin bulunduğunu söyledi.
 
Başkanımız Sn. Ercan POYRAZ’ın takdiminin ardından söz alan Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Sn. Ali BABACAN konuşmasına salonu selamlayarak başladı. Öncelikle dünya ekonomisi ve ardından Türkiye ekonomisiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Sn. BABACAN, Türkiye olarak hem sermaye hem de ürün hareketleri açısından çok geniş bir coğrafya oluşturmaya çalıştıklarını söyledi. "Bu kadar geniş kapsamlı çalışan bir ülkenin dışarda olan değişimlerden etkilenmemesi mümkün değildir bizim politikalarımızın özü Türkiye’yi zarara uğratmamaktır." dedi.
 
Türkiye’nin G20 zirvesi dönem başkanlığı konusunda kapsamlı açıklamalarda bulunan Sn. BABACAN, sözlerine şöyle devam etti:
 
"G20 demek, 19 ülke ve Avrupa Birliğinden oluşan bir platform demek. Buradaki ülkelerin toplam ekonomik büyüklüğü dünya ekonomisinin yüzde 85’i demektir. Burada tüm kıtalar temsil edilir, alınan tüm kararlar konsensüsle alınır. Bu dönem başkanlığını Avusturya’dan aldık ve bizden sonra da Çin’e devredeceğiz" dedi.
 
G20 gündemine bu dönem çok önemli maddeler eklendiğini dile getiren Sn. BABACAN: "Bu dönem özellikle KOBİ’lerin çalışmalarıyla ilgili maddeler ekledik, zirveye kadar KOBİ’ler için neler yapılmalı bunları araştırıyoruz." dedi. G20 gündemine 3 önemli ana başlık eklediklerini dile getiren Sn. BABACAN, bunların kapsayıcılık, uygulama ve yatırımlar olduğunu söyledi.
 
Sn. BABACAN, faizsiz finans metotlarının dünyada yaygınlaşması ile ilgili de gündem maddesinin bulunduğunu, bu konuda dünya devletlerinin özellikle Hristiyan Demokrat ülkelerin dahi ciddi araştırmaları olduğunu dile getirdi. "Bilanço yapılarında borç yerine sermayeyi nasıl koyabiliriz, sermayeyi nasıl daha cazip hale getiririz bunların da araştırmalarını yapıyoruz." diyen Sn, BABACAN, Katılım Bankacılığıyla ilgili de değerlendirmelerde bulundu:
 
"Ziraat Katılım Bankasıyla kamuyu katılım bankacılığının içine sokmuş olacağız, 2001 krizi katılım bankalarının çoğunu büyük sorunlara itti, biz katılım bankacılığını diğer bankalarla eşit rekabet koşullarına kavuşturduk, Ziraat’ten sonra Vakıf ve Halk Bankası da katılım bankacılığına başlayacak" dedi.
 
"Küresel ekonomiye baktığımızda 2008-2009 krizlerinin hala devam ettiğini görüyoruz, tortuları hala birçok ülkede mevcut, gelişmiş ülkelere baktığımızda toparlamanın İngiltere ve ABD’de daha etkili olduğunu görüyoruz ama gelişmekte olan ülkeler bu konuda daha kırılgan. Euro ve Dolar gibi dünyada en çok kullanılan para birimlerinin bile ne kadar şiddetli dalgalandığını gördük, böyle bir dönemde Türkiye’nin bu durumu iyi takip etmesi gerekiyor." diyen Sn. BABACAN şöyle devam etti:
 
"Büyük ekonomilerden Brezilya’da büyüme durmuş hatta eksiye dönmüş durumda, gelecek on yıl gelişmekte olan ülkelerin büyüme hızı daha da düşecek. Bizim için Avrupa ekonomisi çok önemli çünkü en çok mal sattığımız yer orası, Avrupa ekonomisinin genel tablosu bu sebeple bizi de ilgilendiriyor." dedi.
 
"Biz Türkiye olarak kendi sahip olduğumuz istikrar zeminin kıymetini iyi bilmeliyiz, şu dönemde siyasi istikrarımız bizim için çok kıymetli." diyen Sn. BABACAN:
 
"Bugün Irak, Libya gibi büyük petrol rezervlerinin olduğu ülkelerin durumu ortadadır. Libya nüfusunun tamamını maaşa bağlayabiliyordu ancak bir memurun ortalama çalışma süresi 6 dk idi. Şimdi bakıyorsunuz istikrar olmadığında Libya gibi bir ülke nasıl bu duruma düşebiliyor görüyorsunuz" dedi.
 
"Biz tarihimizde hiçbir zaman sömürgeci olmadık, her zaman alnımızın teriyle, bileğimizin gücüyle ekonomimizi büyüttük. Bunu da ağırlıklı olarak özel sektörle yaptık. Bizim 12 yıllık tecrübemizde devletin yaptığı yatırımların büyümeye katkısı hemen hemen sıfır. Türkiye’de yatırım harcamasının yüzde sekseni özel sektöre ait, bu sayede işsizlik oranlarında ciddi azalmalar yaşandı." dedi.
 
Yargı ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Sn. BABACAN, sözlerine şöyle devam etti;:
 
"Türkiye’de hem kamu hizmetleri memnuniyeti hem de kurumlara güven açısından yargının sorunlu olduğunu görüyorsunuz. Yargının içindeki bazı hakim ve savcıların belli bir yapıda emir-komuta zinciri içinde çalışıyor olması ekonomi için de felakettir. Ama bu alan öyle hassas bir alan ki her attığımız adımda, her reformda yargıya müdahale algısıyla baş başa kalıyoruz. Yargı kendini reforme edecek durumda değil." dedi.
 
Önümüzdeki dönemin yol haritasını çok detaylı bir şekilde hazırladıklarını dile getiren Sn. BABACAN: "Daha önce hiç yapmadığımız kadar detaylı bir çalışma hazırladık, Türkiye’nin geleceğine yönelik uygulayacağı politikaların öngörülebilir ve uygulanabilir olması gerekir. Bu konuda belirsizlik olduğunda her şey yavaşlar. Bu sisli yolda araba kullanmak gibidir, önünüzü görmediğinizde yavaşlarsınız. İşte bu yüzden öngörülebilir bir ekonomik politika uygulamamız gerekirdi ve bunu yaptık." dedi.
 
Önemli olanın yazılıp çizilenin uygulanabilmesi olduğunu söyleyen Sn. BABACAN:
 
"Siyasi istikrar bozulduğunda bir ülkenin ne kadar kötüleşebileceğini komşu ülkelerde gördük ama bunun da yanında kendi ülkemizde de koalisyon dönemlerinde gördük, bu seçimlerde ortaya çıkacak tablo Türkiye’nin önümüzdeki 4 yılının nasıl şekilleneceğini gösterecek. Bu yüzden bu, ülkemiz için çok çok önemli bir seçim." diyerek konuşmasını tamamladı.
 
Konuşmasının ardından konuğumuz Sn. Ali BABACAN üyelerimizden gelen soruları basına kapalı olarak yanıtladı.
 
Başkanımız Sn. Ercan POYRAZ tarafından Ekonomi Kulübü rozeti takılan Sn. BABACAN’a Düzce Milletvekili Sn. Osman ÇAKIR’ın, YBÜ Rektörü Sn. Prof. Dr. Metin DOĞAN’ın, Tapu ve Kadastro Genel Müdürü Sn. Davut GÜNEY’in de hazır bulunduğu halde hat tablosu takdim edildi.
 
Program, Başbakan Yardımcımız Sn. Ali BABACAN'ın yolcu edilmesinin ardından çalışmaların değerlendirilmesi ve Doç. Dr. Özcan GÜNGÖR’ün Kur'an tilaveti ile sona erdi.

  • 28.5.2015